Boş alanın sessiz gücü
Bir müşterim bir keresinde şöyle demişti: “Şu boşluğa bir şey koysak mı? Çok boş duruyor.” Tasarımcıların en sık duyduğu cümlelerden biri bu. Ve cevabım çoğu zaman aynı: “Boş durması gerekiyor.”
Boşluk bir hiyerarşi aracıdır
Bir öğenin etrafındaki alan, o öğenin ne kadar önemli olduğunu söyler. Kalabalık bir sayfada her şey aynı sesle bağırır; boşluk ise bir şeyi öne çıkarmanın en sessiz yoludur.
"Boşluk, tasarımın nefes aldığı yerdir. Nefes almayan tasarım, okuru da nefessiz bırakır."
Boşluk bir lükstür
Lüks markaların ilanlarına bakın: bir ürün, bir cümle ve bolca alan. Boşluk, “her şeyi söylemek zorunda değiliz” özgüvenini taşır. Bu yüzden bir markanın algısını yükseltmenin en ucuz yolu, çoğu zaman bir şeyleri çıkarmaktır.
Peki ne kadar boşluk?
Kesin bir oran yok ama bir alışkanlığım var: Bir sayfayı tamamladığımı düşündüğümde, bir öğeyi daha çıkarmaya çalışıyorum. Eğer sayfa hâlâ ne söylemek istediğini anlatıyorsa, o öğe zaten fazlaymış.
Henüz yorum yok. İlk yorumu siz bırakın.