Bir marka kimliği nasıl doğar? Liman Kahve’nin hikâyesi
Liman Kahve ile ilk görüşmemiz, beklendiği gibi, bir fincan kahve eşliğinde oldu. Ama o gün konuştuğumuz şey logo değildi; mahalle, sabah vapurları ve dükkâna her gün uğrayan emekli öğretmen Nermin Hanım’dı.
1. Dinlemek (1–2. haftalar)
Her projeye bir “keşif” dönemiyle başlıyorum. Kurucularla uzun bir sohbet, müşterilerle kısa röportajlar ve rakiplerin bir haritası. Bu dönemin sonunda elimizde tek bir cümle vardı: “Mahallenin iskelesi.”
2. Yönü bulmak (3–4. haftalar)
Cümleyi görsele çevirmek için üç farklı yön hazırladım. Birinde denizcilik flamaları, diğerinde eski vapur biletleri, üçüncüsünde el yazısı tabelalar vardı. Ekip, ikinci ve üçüncü yönün birleşimine karar verdi.
"İyi bir kimlik, müşterinin söylemek isteyip de kelimesini bulamadığı şeyi söyler."
3. Sistemi kurmak (5–8. haftalar)
Logo, sürecin yalnızca küçük bir parçası. Asıl iş; renkleri, yazı tiplerini, fotoğraf dilini ve bunların birbiriyle nasıl konuşacağını tanımlamak. Tek renk baskıda da çalışan bir amblem, her yeni çekirdek için kolayca güncellenebilen etiket şablonu, sosyal medya için yukarıdan çekim kuralı ve dört renkli bir palet.
4. Hayata geçirmek (9–10. haftalar)
Son iki hafta matbaa, tabelacı ve boyacıyla geçti. Vitrine el boyaması haritayı çizen usta, dükkânın bugün en çok fotoğraflanan köşesini yarattı. Açılış sabahı, Nermin Hanım ilk paketi aldı ve “Bu tam bizim kahve” dedi. Daha iyi bir onay düşünemiyorum.
Henüz yorum yok. İlk yorumu siz bırakın.